Porselenlerdeki Gizli Madenler ve Sağlığımıza Etkileri
Admin  
2018-01-18   
152 Okunma  
Etiketler  #

Uğur TUNCA / 17.11.2017 www.lively.com.tr / www.kazanantakim.com.tr

Porselen yemek takımları evlenecek olan çiftler için çeyizlerin vazgeçilmezi, hayalleri süsleyen sofraların olmazsa olmazı, hazırlanan enfes yemeklerin sevgili eşle paylaşıldığı belki de pırlanta kadar değerli yemek takımları. Annelerin çeyizlere ilk eklediği parça. Satın alırken pahalı olmasından mı yoksa kırılır diye kıyamadığımızdan mı yada temizliğinin zor oluşundan mı bilmem düne kadar hiç kullanılmazdı yemek takımları. Evliliğin olmazsa olmazı yemek takımları sizden önce girer yerleşir eve. Hiç kimse onca para verdiği şeyin kırılıp dökülmesini istemez elbette. Kırılan bir parça bütün takımın bozulmasına belki de atılmasına sebep. Kırıldığında içimizin acıdığı manevi değerini, anılarını düşünerek üzüldüğümüz tabaklarımızın içinde bulunan kıymetli madenleri ve tehlikeleri bilseydik ne yapardık acaba?

Porselen yapımında kullanılan altın.

Sofralarımızı süsleyen porselenler de altın eriği olan solisyon (gerçek altın) kullanılıyor. 100 gramlık bir porselende bazı desenleri elde edebilmek için 10 gr altın solisyonu kullanılıyor. Örneğin 100 ML yaklaşık 8 GR altın solüsyonunun piyasa değeri yaklaşık 480 TL dan yani neredeyse yarım altın fiyatından alıcı buluyor. Peki başka hangi madenler var derseniz çatal, kaşık, bıçak ve porselenlerde altın haricinde gümüş, platin, çinko, sedef, siworovski taş gibi kıymetli madenler ile kaplama yapılabiliyor veya kullanılıyor.

Koleksiyon Poetica Yemek Seti

Son yıllarda ithalatında kolaylaşmasıyla ülkemizde iyice yaygınlaşan seramik mutfak eşyaları, üzerindeki sır tabakası çatladıktan sonra zehirli hale geliyor. Çünkü, porselene göre daha düşük dereceli sıcaklıklarda pişirilen seramiğin hammaddesinde bulunan kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller, sır çatlayınca yiyeceklerle beraber vücuda geçerek birikiyor.

Porselenden daha ucuz olduğu için tercih edilen seramik tabak, kase, kahvaltı takımı gibi doğrudan yiyeceklere temas eden eşyaların yıprandıktan sonra kullanılmaması gerekiyor.

Yumuşak porselen de denilen seramik ise, 1.000-1.200 derece arasında pişiriliyor. Su geçirgen (poroz) olduğu için uzun süreli kullanımlarda, su emmesinden kaynaklanan sır çatlakları ortaya çıkıyor. Pişirim sıcaklığının düşük olmasından dolayı, sır sert bir darbeyle de çatlayabiliyor. Sır çatladıktan sonra içinde bulunan ağır metaller yemekle birlikte vücuda geçiyor. Ayrıca iyi temizlenmesi mümkün olmayan çatlakların arasında barınan bakteri ve mikroplar sonraki kullanımlarda yiyeceklere karışıyor.

Hammaddeleri aynı olsa da porselende kullanılan malzemelerin çok daha arıtılmış, temizlenmiş olduğunu belirten Tevfik Kaynarca, seramik için ise aynı hassasiyetin gösterilmediğini ifade ediyor. Porselenin beyaz rengi doğal iken, seramiğin rengi boyalarla elde ediliyor. Bu da çatlayan seramiklerdeki tehlike oranını yükselten bir unsur olarak kabul ediliyor. Ayrıca, seramiğin yumuşak ve geçirgen yapısından dolayı üzerindeki dekor boyaların yiyeceklere geçme riski de bulunuyor. Tevfik Kaynarca, "Biz kurum olarak seramik sofra eşyalarının sağlıklı olmadığını düşünüyoruz. Bu yüzden sadece porselen sofra eşyası üretiyoruz." diyor.

Ambalajlarda olduğu gibi tayin yapılması gerekenler şeylerden biride seramiklerdir. Seramik; topraktan yüksek ısıda pişirilip şekil verilerek elde edilen eşyaların tümüne verilen addır. Seramikte bulunan kurşun ve kadmiyum tayinlerinin yaptırılması son derece önemlidir. Çünkü kurşun ve kadmiyum ağır merallerdendir. Kurşun; vücudumuza yararlı hiçbir fonksiyonda bulunmayan, aksine zarar veren bir metaldir. Eğer vücüdumuza zehirli dozlarda girerse beyin dahil olmak üzere tüm organlarımıza zarar verebilir. Hatta bilimadamlarının çoğu roma imparatorluğunun dağılma sebebi olarak kurşunu göstermişlerdir. Çünkü Romalılar neredeyse her türlü araç ve gereçlerini kurşundan yapmışlardır. Bu da Romalıların fizyolojik ve genetik yapılarını bozmuştur. Kadmiyum ise kullanımının yakın zamanlarda artması nedeniyle, bizler için hızla bir tehlike oluşturmaya başlamıştır. Kadmiyum böbreklere zarar verirken aynı zamanda da kalsiyum ile kolayca birleşebildiğinden kemiklerde kalsiyumun yerini alarak, kemik yapısının kırılgan olmasına neden olur.

İnsanları bu zararlı metallerden korumak için seramiklerde kurşun ve kadmiyum tayinleri yapılır. Seramik maddelerden gıdalara geçen kurşun ve kadmiyum oranları, iç derinlikleri 25 mm yi geçmeyen, doldurulamayan ve doldurulabilir malzemeler olan seramikler için 0.8 pb (miligram/desimetrekare), 0.07 cd (miligram/desimetrekare); doldurulabilen tüm malzemeler için 4 pb(miligram/litre), 0.3 cd (miligram/litre), 3lt den fazla olan pişirmekapları için ise 1.5 pb(miligram/litre), 0.1 (miligram/litre) cd dir.

Seramik kap ve seramik bir kapaktan oluşan bir ürün için;

  • Sadece kap için istenilen limit uygulanır.
  • Kap ve kapağın iç yüzeyleri ayrı ayrı test edilir.
  • Kap ve kabın iç yüzeyinden elde edilen kurşun ve kadmiyum oranlarının toplamı sadec e kabın alanına ya da hacmine göre hesaplanarak yapılır.

Tarım Bakanlığı'ndan yapılan açıklamalarda, ithalat sırasında yapılan kontroller sonucunda, kurşun - kadmiyum açısından limitleri aşmadığı belirlenen ürünlerin girişine izin verildiği belirtildi. Açıklamada, "Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen seramik ve porselen eşyalarda bu çerçevede kontrol edilmekte ve mevzuata uygun olduğu belirlenenlerin ithali uygun görülmektedir. İthalat aşamasınad bakanlık yetkili birimlerince yapılan belge ve kimlik kontrollerinden sonra ithal edilen ürünlerden alınan numuneler kontrol edildikten sonra analiz edilmek üzere yetkili labaratuvarlara gönderilmekte ve yapılan kontroller sonucunda mevzuata uygun olduğu tespit edilen ürünlerin ithalatına izin verilmektedir. " ifadesi yer aldı.

©2018 Lively Home Concept